Psikiyatrist Dr. Ünal Yılan – Psikolog Hülya ZANBAK
Telefon: (0224) 23 23 600

Aşk Acısı Nasıl Geçer? Psikolog Hülya Zanbak

Hayatımızın herhangi bir döneminde ayrılık takibi aşk acısı veya başka romantik kırılmalar yaşamamız olası ve normaldir. Bunun sonucunda ortaya çıkabilecek ruhsal yaralanma hissi, kızgınlık ve öfke duyguları beklenen dışa vurumlardır. Öyle ya da böyle, bir ilişkinin sonlanmasıyla yalnız kalmanızdan dolayı için üzgün, kızgın, ihanete uğramış veya korkmuş olabilirsiniz. Eski partneriniz hakkında takıntı yapabilir ve sizin sonranızda yeni ilişkiye başladığı kişilere karşı kıskançlık besleyebilirsiniz. Ve hatta yetersiz veya çirkin hissedebilir, sevgiye layık olmadığınız düşüncesine kapılabilirsiniz.

aşk acısı ne yapmalı

Bu konu üzerine yapılmış bilimsel araştırmalar gösteriyor ki: ayrılıkların sonucunda kendimizi ve başkalarını hayli olumsuz bir biçimde görmek üzerine eğilimler mevcut. Bazı kişiler ayrılıklardan sonra aylarca ve hatta yıllarca yeni bir ilişkiye hazır hissedememekte ve bu durum içerisinden çıkamamaktayken bazı kişiler ise bu durumdan kısa sürede ve belki de daha da güçlü ve mutlu bir şekilde ilerlemeyi başarabilmekte. Özetle, kişilerin ayrılık sürecini ele alışındaki bu dramatik farklar niçin oluşmakta, yazımızda inceleyelim.

Stanford Üniversitesi’ndeki psikologların yaptığı araştırmaya göre bir cevap mevcut.

Lauren Howe (Stanford Psikoloji Departmanı), çalışmasında ayrılık ile ilgili kişisel öykülerin psikolojik sıkıntılar ve tepki kabiliyetimiz üzerindeki etkileri hakkında bazı bulgura ulaştı. Bir ayrıldıktan sonra, pek çok insan ilk iş olarak durumu anlamaya çalışmakta.

Bu sorgu süresince kişinin kendine yönelttiği:

  • “Neden böyle oldu?”
  • “Bu benim hatam mıydı?”
  • “Bu benim için ne ifade ediyor?”
  • “Yeniden sevebilir miyim?”

gibi sorular ve konular üzerine sorgulamaların yapılmasının esasında ayrılıktan dolayı maruz kalınan psikolojik hasarla başa çıkmaya ya da bu hasarın şiddetlenmesine sebep olabildiği görülmüştür.

Araştırmacılara göre, kendimiz hakkında referans olarak diğer insanlara bakıyoruz, onların düşüncelerini hayli dikkate alıyoruz. Bu nedenle, özellikle bizi iyi tanıdığını ve bize fazlasıyla değer verdiğini düşündüğümüz kişiler tarafından reddedilmek yıkıcı olabilir. Bununla birlikte, insanlar, sabit özelliklere ve kişiliklere takılıp kalmak yerine olumlu yönde bakıp kendilerini gelecekte nasıl şekillendirebilecekleri üzerine düşünmelilerdir.

terkedilmek

Öz görüşünde, kendini “sabit ve değişmez” olarak tanımlayan kişiler olası bir ayrılık durumu sonucunda bunu kendi kişiliklerinin yansıttığı bir hata olarak nitelendirdiklerinden dolayı bu durum üzerine kendilerini acımasızca hırpalama eğilimi göstermektedirler. Buna örnek olarak kişilerin ayrılık sebebi olarak: yeteri kadar çekici olmama, yeteri kadar zeki olmama, karşı tarafı daraltacak davranışlarda bulunulduğu düşüncesi gibi belki de acımasız değerlendirmenler karşımıza çıkabilmekte.

Öte yandan, kişisel özelliklerini ve kişiliklerini değişebilir (büyüme zihniyetinde) olarak kabul eden insanlar, ayrılık hakkında kendine daha az zarar veren öyküler oluşturma eğilimindedir. Bunu, gelişim için bir fırsat olarak görüp daha güçlü hale gelmek ve bir dahaki seferde daha iyi bir ilişki umudu beslemek bu kişi tipinin yaptığı doğrulardandır. Bu tip kişilikteki insanlar, “Bir dahaki sefere daha az kontrol edici olabilirim” veya “İlişkiyi daha fazla akışına bırakabilirim” diyebilirler. Bu, onlara gelecekteki ilişkileri için daha fazla umut verir ve yeni bir ilişkiye başlama konusunda daha yüksek özgüvene sahip olmaları ile sonuçlanır.

Howe, birkaç çalışmasında sabit zihinsel yapıdaki kişilerin gelecekteki ilişkilerinde tekrar sorun oluşturacak negatif nitelikleri sürdürebileceklerine değiniyor. Buna ek olarak ayrılığı kendi kişiliklerine atfetme olasılıklarının hala yüksek olacağına değiniyor. Bu aşk acısının etkisinin kalıcı olmasına yol açabilir. Ayrılığın ardından kendimi izole edersek, olumsuz varsayımlarımızın doğru olduğu kanısına kapılırız.

aşk acısını yenmek

Peki, aşk acısını yenmek için ne yapılabilir?

Aşağıda, bir ayrılık sonrasında bir değişim zihniyeti oluşturmak ve bu zihniyeti korumak için yapabileceğiniz bazı şeylere değinilmişti.

  • Ayrılığın sebebine dürüstçe bakın, fakat gereksiz  yere kendinizi yargılamayın.
    İlişkilerde, her iki taraf da iletişim sorunu ya da farklı problemlerin oluşumuna katkıda bulunurlar. Çok büyük ihtimalle tek suçlu siz değilsiniz. Bazı konulara düzeltmeye çalıştıysanız da, belki de diğer kişi yeterince yol gösterici olmamıştır.
  • Ayrılığa neden olan kişisel kusurların haricindeki faktörleri tespit edin.
    Belki ikiniz de yeterli olgunluğu sergilemediğiniz yaşlardaydanız ya da birbirinizden farklı hedefleriniz vardı. Belki karşı taraf bu ciddiyetteki bir ilişkiye hazır değildi. Ya da dış stres kaynakları (çalışma, mesafe, aileler veya finans gibi) araya girdi.
  • Ayrılma sonrası sürecinin ortak bir deneyim olduğunu unutmayın.
    Reddedilmiş tek kişi siz değilsiniz. Aşk acısı duygusu içerisinde bulunacak da. Reddilme en yaygın insan tecrübelerinden biridir.
  • Bu deneyimin sonucunda neler öğrenebileceğinizi veya nasıl gelişebileceğinizi düşünün.
    Bu tecrübeden hangi dersleri alabilirsin? Örneğin, daha açık olmayı ve konuşmayı öğrenebilirsiniz. Ya da partnerinizin duygularını ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamak konusunda kendinizi geliştirebilir hatta gelecek ilişkilerinizde farklı bir karakterde olan kişileri tercih edebilirsiniz.

    kendini affetmek
  • Kendinizi affedin.
    Kendinizi değersiz hissettiğinizde eleştirel olmanın değil, kendine iyi davranmanın zamanıdır. Moralinizi yukarı çıkarmaya ve kendi olumlu özelliklerinizi düşünmeye çalışın. Sonuç olarak ilişkiniz başarılı olmamış ve sonlanmış olsa bile, siz elinizden geleni yaptınız. Bu durumda sizin yerinizde değer verdiğiniz bir arkadaşınız olsa ona neler söyleyeceğinizi düşünün ve bu yorumları kendinize yöneltin.

Yazan: Uzm. Klinik Psikolog Hülya ZANBAK