Herkes stres, üzüntü, keder ve başkaları ile fikir ayrılığı yaşadığı dönemleri geçirir. Bu nedenle kendinizi kötü hissettiğinizde sorun hakkında bir profesyonelle görüşme zamanının gelip gelmediğini anlamak zor olabilir. Görünüşe göre, bu uzmanlardan faydalanabilecek olanlar bunun kendileri için ne kadar faydalı olabileceğini fark edemeyebiliyorlar.
Teşhis edilebilir ruhsal hastalıkların belirlenmesi ve yönetilmesi psikiyatri camiasının önceliği olsa da, yönetilmesi gereken net bir rahatsızlığı olmayanlar için psikolojik yardım da bir o kadar önemli olabilir. Gereksiz yere acı çekmenin yanı sıra, sıkıntı içinde olanlar profesyonel yardımdan kaçınarak sorunu daha da kötüleştirebilirler.
Kişi ne kadar erken yardım alırsa, sorunun üstesinden gelmesi o kadar kolay olmaktadır. Yardım alan bu kişi için daha az zaman, daha az gerginlik ve daha az stres söz konusu olmaktadır.
Psikologlar düşük müracaat oranını, bir terapiste gitmenin toplum tarafından kişinin damgalanacağına inanmasına ve bu konudaki pek çok diğer söylenceye bağlıyor. Bunlar arasında, sadece “deli” insanların terapiye ihtiyacı olduğu ya da yardımı kabul etmenin bir zayıflık işareti olduğu veya tedavi seçeneklerinin zaman alıcı ve pahalı olacağı endişesi yer almaktadır. Bunların tamamıyla asılsızdır.
Akıl hastalıkları konusunda hâlâ haksız bir damgalama var, ancak konu akıl hastalıkları ile ilgili değildir. Sadece hayattan ve hayatın ne kadar zor olabileceği ile ilgili olabilir. Psikoterapinin faydaları daha çok egzersiz yapmak ve doğru beslenmek gibi stres gidericiler olarak görülebilir. Bir uzmanla görüşmek, güvenebileceğiniz bir dostla görüşmek gibi düşünülebilir. Nasıl ki kişi dostu ile konuşurken karşısındaki sen “delisin” demiyorsa, bir uzmanla görüşürken de aynı durum geçerlidir. Uzmanlar sadece hayatı kolaylaştırmaya ve stres faktörlerini ortadan kaldırmaya yardımcı olan stratejileri size söyleyebilir ve bu konuda yol gösterici olabilir.
Peki randevu alma zamanınızın gelmiş olabileceğine dair bazı işaretler nelerdir? Uzmanlar kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda hepimizin bakabileceği bazı göstergeleri açıklıyorlar. Bu aslında sadece ne ölçüde idare edebileceğinizi ölçme meselesidir. Sizi bunalmış hissettiren veya işlev yeteneğinizi sınırlayan her şey bir terapist, sosyal hizmet uzmanı veya psikolog için yardım etmesi kolay, ufak bir meseledir. Bundan dolayı yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir uzmana başvurmak akıllıca olacaktır.
1. Hissettiğiniz her şey yoğunsa
Hepimiz öfkelenir ve üzülürüz ama ne kadar yoğun hissettiğimiz ve ne sıklıkla yaşadığımız önemlidir. Bu durum işlevselliğinizi bozuyor mu ya da önemli ölçüde değiştiriyor mu? Bu soruları düşünmek önemlidir.
Düzenli olarak öfke veya üzüntüye kapılmak altta yatan bir soruna işaret edebilir, ancak dikkat edilmesi gereken başka bir yoğunluk daha vardır; felaketleştirme. Öngörülemeyen bir zorluk ortaya çıktığında, hemen en kötü senaryonun gerçekleşeceğini mi varsayıyorsunuz? Her endişenin çokça büyütüldüğü ve sonuçlarının yıkıcı olarak düşünüldüğü bu yoğun kaygı biçimi gerçekten kişiyi zayıflatıcı olabilir.
Bu olayları olması gerekenden daha fazla büyütme eylemi, kişinin gündelik hayatını felç edici olabilir, panik ataklara yol açabilir ve hatta bir şeylerden kaçınmanıza dahi neden olabilir. Birçok şeyden kaçındığınız için sizin de hayatınız daha da daralıyorsa, muhtemelen biriyle görüşmenin zamanı gelmiş olabilir.
2. Bir travma yaşadınız ve bunu düşünmeden edemiyorsanız
Ailede bir ölüm, bir ayrılık ya da iş kaybının acısı, biraz danışmanlık gerektirmek için yeterli olabilir. Genelde bu duyguların kendiliğinden geçeceğini düşünme eğilimindeyiz lakin bu durumun her zaman böyle olmayacağını bilmemiz gerekiyor. Bir kayıptan kaynaklanan keder, günlük işlevselliği bozabilir ve hatta arkadaşlarınızdan uzaklaşmanıza neden olabilir. Hayatınıza olması gerektiği gibi yaşamadığınızı fark ederseniz veya çevrenizdekiler uzaklaştığınızı fark ederse, olayın sizi hâlâ nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak için biriyle konuşmak isteyebilirsiniz. Öte yandan, bazı insanlar kayba daha yoğun ve aşırıya kaçan bir tepkiyle karşılık verebilir. Örneğin, arkadaşlarıyla ve tanıdıklarıyla aşırı etkileşim/iletişim kurma veya uyuyamama gibi. Bunlar da profesyonel yardım alma zamanının geldiğini gösteren işaretlerdendir.
3. Açıklanamayan ve tekrarlayan baş ağrılarınız, mide ağrılarınız veya çökmüş bir bağışıklık sisteminiz varsa
Duygusal olarak üzgünsek, bu bedenlerimizi etkileyebiliyor. Araştırmalar, stresin kronik mide rahatsızlığından baş ağrısına, sık sık soğuk algınlığına yakalanmaya ve hatta cinsel dürtüde azalmaya kadar çok çeşitli fiziksel rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterebileceğini doğruluyor. Birdenbire ortaya çıkan kas sancıları (büyük bir antrenmandan sonra değil) veya boyun ağrısı gibi daha sıra dışı şikayetlerin, taşınan stresin veya duygusal sıkıntının belirtileri olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
4. Başa çıkmak için bir madde kullanıyorsanız
Kendinizi daha fazla miktarda veya daha sık içki veya uyuşturucu kullanırken ya da daha sık içki veya uyuşturucu düşünürken bulursanız, bunlar ele alınması gereken duyguları uyuşturmayı umduğunuzu gösteren işaretler olabilir.
Bu madde yiyecek bile olabilir. İştahınızdaki değişiklikler her şeyin yolunda gitmediğinin bir başka işareti olabilir. Hem aşırı yemek yemek hem de iştahsızlık, kişinin stresle uğraştığının veya kendine bakma arzusundan kısmen vazgeçtiğinin işaretleri olabilir.
5. İş yerinde olumsuz geri bildirim alıyorsanız
İş performansındaki değişiklikler, duygusal veya psikolojik sorunlarla mücadele eden kişiler arasında yaygındır. Eskiden sizi mutlu etse bile işinizden kopmuş hissedebilirsiniz. Konsantrasyon ve dikkatteki değişikliklerin yanı sıra, yöneticilerinizden veya iş arkadaşlarınızdan işinizin kalitesinin düştüğüne dair olumsuz geri bildirimler alabilirsiniz. Bu, bir profesyonelle konuşma zamanının geldiğinin işareti olabilir.
Yetişkinler zamanlarının çoğunu işte geçirir. Dolayısıyla kişideki bu düşük performansı fark edenler, tıpkı ailelerde olduğu gibi, performansı düşen kişiyi telafi etmek zorunda olanlardır.
6. Daha önce sevdiğiniz aktivitelerden kopmuş hissediyorsanız
Kafe toplanmalarınız, arkadaş buluşmalarınız ve aile toplantılarınız eski neşesini kaybettiyse, bu bir şeylerin yanlış gittiğinin işareti olabilir. Genel bir hayal kırıklığı yaşıyor, amacınız yokmuş gibi ya da genel bir mutsuzluk hali içinde hissediyorsanız, bir terapiste görünmek, biraz netlik kazanmanıza ya da yeni bir başlangıç yapmanıza yardımcı olabilir.
7. İlişkileriniz gerginse
Gerçekte nasıl hissettiğinizi ifade etmekte hatta bunu tanımlayabilmekte zorlanıyor musunuz? Sevdiklerinizle etkileşimleriniz sırasında kendinizi düzenli olarak mutsuz hissediyorsanız, çift veya aile terapisi için iyi bir aday olabilirsiniz.
Uzmanlar insanların bir şeyleri nasıl ifade edecekleri konusunda daha iyi seçimler yapmalarına yardımcı olabilir ve insanlara bunun sadece ne söyledikleri ile değil, beden dilleri, üslupları ve genel tutumlarıyla da ilgili olduğunu öğretebilirler.
8. Arkadaşlarınız size endişeli olduklarını söylüyorlarsa
Bazen arkadaşlar içeriden görülmesi zor olan kalıpları fark edebilir, bu nedenle çevrenizdekilerin bakış açılarını dikkate almaya değer. Kişinin bulunduğu durumdan dolayı gözüne inen perde olaylara uzaktan bakmasını engelleyebilirken, dışarıdan bakan biri için daha net olduğundan içinde bulunduğunuz duruma daha gerçekçi yaklaşabilirler.
Eğer hayatınızdaki herhangi biri size şöyle bir şey söylediyse: ‘Bu konuda kimseyle konuşuyor musun?’ ya da ‘İyi misin? Senin için endişeleniyorum’ – bu muhtemelen onların tavsiyelerini dikkate almanız gerektiğinin bir işareti olabilir.
Yukarıdakilerden herhangi birinin hayatınızda gerçekleştiğini fark ettiyseniz, bir uzmana danışmak akıllıca olacaktır. Kendi kendinize bu durumun üstesinden gelmek yorucu hissettiriyorsa, bu konuyu uzmanlarla çözmek sizin için daha iyi olabilir.

