Bursa’da Çocuk Psikoloğu: Hülya ZANBAK

Çocuk psikolojisi ile ilgili temel konularda aydınlatıcı bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

Çocukluk, yaşamın özel ve önemli bir dönemidir. Anne ve babalar “Sağlıklı çocuklar yetiştirmek için nelere dikkat edelim?” diye sormakta. 

Öncelikle, anne baba olmaya hazır olmak gerekir. Çünkü anne ve babalık görevi tüm bencilliklerimizi bir kenara bıraktığımız bir durumdur. Bu konuda kararı aldıktan sonra diğer önemli aşama sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmektir. Bu ne demek? Hem fiziksel sağlığımıza dikkat etmek ama aynı zamanda da kendimizi stresten uzak tutmak; huzurlu, mutlu bir gebeliğe gebelik sürecine hazırlanmak demektir.

İnsan olarak gelişimimiz ölene kadar devam etmekle birlikte kişilik gelişiminin ve yapılanmasının temelleri çocukluk çağında atılmaktadır. Bu temelin en önemli yapıtaşları da sevgi, ilgi ve güvendir. Gelişim basamaklarını sağlıklı atlatan çocukların başarılı ve uyumlu bir yetişkin olarak topluma katılma olasılığı yüksektir.

Bursa A4 Psikiyatri’de Çocuk ve Ergen psikolojisi üzerine danışan kabul eden Uzman Klinik Psikolog Hülya Zanbak Kimdir?

Çocuğun yetiştiği ailenin yapısı genişliği sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyi, onun ilk sosyal deneyimlerini dolayısıyla duygusal ve toplumsal gelişimini etkileyecektir. Anne ve babanın aile içinde çocuklara karşı olan tutum ve davranışlarının önemi büyüktür. Çocuk yetiştirirken eşler arasındaki tutarlılık büyük önem arz etmektedir. Özellikle kurallar ve uygulanacak disiplin konusunda fikir birliği içinde olmaları gerekir. 

  • Çocuklarınızı tanıyın.
  • Onları ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirin. Kendi tutku ve arzunuza göre değil. 
  • Çocuklarınıza güven duygusunu aşılamak için onları yapıcı ve faal kılacak ortamlar hazırlayın.
  • Oyunun çocuğun gelişim ve eğitimi için önemli olduğunu düşünerek mutlaka onlara bu konuda zaman ayırın.
  • Toplumsal kuralları ve ailenizin kurallarını öğretin, gerektiğinde sınırlar koyun.
  • “Şunu yap, bunu yapma.” demek yerine davranışlarınızla örnek olun.
  • Yeterince ilgi ve sevgi gösterin ama aşırıya kaçmayın.
  • Destekleyici olmayı sürdürün. Eleştirmeyin, kınamayın, başkalarıyla karşılaştırmayın.
  • Yaşına uygun olan gelişimi bilin ve normal dışı bir durumla karşılaştığınızda yardım almaktan çekinmeyin.

Çocuk psikoloğuna gelirken bilinmesi gerekenler

Çocuklar genellikle anne babaları tarafından yardım almak için merkezlere getirilir. Bazı durumlarda da öğretmenleri, sosyal hizmet uzmanları ya da diğer profesyoneller tarafından yönlendirilirler. Çocuk için başvuruyu kimin yaptığı ve nedeni önemlidir. Bu başvurunun neden şimdi yapıldığını mutlaka belirlemek gerekir. Çocuk dahil tüm bireylerin yanıtlanmasını beklediği esas sorular ve ilişkiler nelerdir -bu araştırılmalıdır. Bazen aileler gerçekten çocuklarının sorunu ve tedavisi için yardım alırlar bazen ise çocuğun görünür sorununu kendileriyle ilgili sorunlarını çözmek için bir giriş bileti olarak kullanabilirler.

Ailenin soruna karşı bakış açısı, bu sorun karşısındaki duyguları ve çocuktaki değişimlere karşı ailenin uyumunu iyi anlamak gerekir. Değerlendirme sonrasında ailenin aşırı beklentilerini veya gerçekçi olmayan korkularını belirlemelidir. Anne – babanın kaygıları ve beklentileri çok yüksek olduğunda da ailenin stresinin azaltılması sağlanmalıdır. Çocuklarının davranış problemlerinin hangi ortamlarda ne zaman ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü, bu duruma ana babanın nasıl tepki verdiği ve bu tepkileri çocukların nasıl yanıtladığı belirlenir. Bu sorunların sosyal ve akademik alanlara etkileri, devam eden gelişimleri üzerinde etkileri, ailenin söz etmediği ancak davranış ve belirtilerle soruna işaret eden veya sorunla ilişkili olabilecek konular sorgulanmalıdır.

Çocuğun hangi gelişim döneminde ne tür yaşam olaylarıyla ya da zorlanmalarla karşılaştığının belirlenmesi, etkilenme derecesinin ve sorunun anlaşılmasını sağlar. Ruhsal gelişimden ne kadar sapma gösterdiğini anlayarak bozukluğun şiddetini belirleyebiliriz. Çocuğun kişiler arası ya da çevresel zorlanmalarla nasıl başa çıktığı, beceri ve yetenekleri, çevresel risk etkenleri kadar çevresel koruyucu etkenlerin de öğrenilmesi çocuğun güçlü yanlarının anlaşılmasını sağlar.

Erken çocukluk yıllarının bireyin gelişimi için çok önemli olduğunu hep belirtiyoruz çünkü bu dönemde bireyin tüm yaşam becerilerinin temelleri atılıyor. Beyin gelişimi ile ilgili yapılan araştırmalar bireyin beyin gelişiminin yaşamın ilk yıllarında çok hızlı olduğunu ortaya çıkıyor. Bu nedenle okul öncesi yıllarda çocukların bilinçli ve doğru bir şekilde desteklenmesi ve yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

çocuk eğitim hayatı sorun

Çocuk büyütmek ve anne-baba olmak, toplumsal hayat içinde önemli bir geçiş sürecidir. Aslında anne-baba olmak çok ciddi hazırlık gerektiren bir

durumdur. Anne-baba rolü çok fazla sorumluluk isteyen, geri dönüşü olmayan, bir çok bilgi-beceri edinmeyi ve sosyal anlamda bir çok fedakarlık yapmayı gerektiren bir roldür. İlk üç yıl, anne-baba olmanın da öğrenildiği bir dönemdir.

Anne-babaların çocuk sahibi olmadan önce hazır olup olmadıklarından emin olmalarının önemi büyüktür. Her çocuğun farklı kişiliği ve uyum biçimi olmakla beraber her yaşa ait belli başlı bazı özellikler mevcuttur. Yeni doğan döneminden 6 yaşa kadar olan dönem; yaşamın öğrenme, gelişim ve

kişiliğin oluşumu açısından en önemli dönemidir. Bu dönemde bakım ve sevgi kadar çocuğun psikolojik, fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını da tanımak ve karşılamak önem taşımaktadır. Çocuğun tüm ihtiyaçlarını uygun şekilde karşılamak ve onu sağlıklı yetişkin olarak hayata hazırlamak birinci derecede anne-babanın sorumluluğundadır.

psikolog hülya zanbak

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG HÜLYA ZANBAK KİMDİR?

1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı‘nda, klinik psikoloji uzmanlığını tamamladı.
1996-2004 yılları arasında Uludağ Üniversitesi (Bursa) Psikiyatri Anabilim Dalı’nda, 2005 yılından itibaren de Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi‘nde olmak üzere meslekte 23 yılını tamamladı.
Aynı zamanda, 2012 yılından bu yana Bursaspor Futbol Kulübü‘nde psikolojik performans danışmanı olarak görev yapmaktadır. 2000-2012 yılları arasında UÜ. SHMYO Sağlık Psikolojisi, Eğitim Fakültesi PDR bölümünde çocuğu tanıma ve değerlendirme, ruh sağlığı ve davranış bozuklukları, klinik psikoloji derslerinde eğitmenlik yapmıştır.

Kişisel sayfasını ziyaret etmek için tıklayın.

Randevu Al

En kısa sürede geri dönüş yapılacaktır.

Gençlik ve Ebeveyn İletişimi

Her anne baba çocuklarını severler, onlar için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Buna rağmen;yeterli olamadıklarını, başa çıkmada zorlandıklarını hissettikleri zamanlar olur. Bazı iletişim hataları farkında olmadan tekrarlanır ve ebeveyn- çocuk ilişkileri  içinden çıkılmaz bir hal alır.
Gençlik dönemi hem fizyolojik, hem de psikolojik  gelişimin yaşandığı zor bir dönemdir. Bu dönemde uygulanan hatalı tutumlar, aile içi çatışmalar, gençlerde görülen psikolojik sorunları arttırmaktadır.Yapılan yanlışlardan en önemlisi;  anne – babanın  aşırı koruyucu tutumlarıdır. Bunlar; aşırı kontrol, müdahelecilik ve çocuktan; bağımlı, faal ve çalışkan olmasını isteme beklentisidir.
Genç elbette hatalar da yapacaktır. Doğru ebeveyn –genç iletişimi varsa bu hatalardan zarar görmek yerine kazanımla çıkmayı başarabilir.

Eğitim Hayatında Karşılaşılan Sorunlar

Herkesten mükemmel bir eğitim hayatı beklememiz mümkün değildir.
Kişinin; kapasitesi,zeka seviyesi ,ailesinin desteği ve yön göstermesi ile,durumunun muhakeme ve muhasebesinin yapılarak beklentilerin dengelenmesi önemlidir. Gerçekçi olmayan planların hayal kırıklıkları ile sonuçlanması kaçınılmazdır.
İlkokula başlama, SBS dönemi, Sayısal-sözel-EA bölüm tercihi, ÖSS ve Üniversite hayatına giriş hep zorlanılan dönemlerdir. Bu dönemlerde çoğunlukla sınav kaygısı ön plandadır.
Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.