Koronavirüs (COVID-19) salgını ve stres yönetimi

Bağışıklık sistemi düşük ve fiziksel kronik hastalığı olan insanlarda daha fazla etkili olan Corona virüsü salgını ile karşı karşıyayız. Koronavirüs, genel olarak yüzde 1.4 ila 2.3 ölüm oranı ile yayılıyor. Bu yüzden herkes virüse karşı Sağlık BakanlıIğı’nın uyarılarını ve tavsiye edilen önlemleri almak konusunda ciddi olmalıdır. Ancak medya ve sosyal paylaşımlarda her yeni gelişme ile birlikte kirli bilginin de olma olasılığını göz ardı etmemeliyiz.

Her organizma, kendisi için en iyi ve uygun bir denge içinde kalma eğilimi gösterir. Dengeyi sağlamak ve sürdürebilmek için organizmanın içinde doğuştan var olan veya sonradan kazanılan gereksinimler, dürtü ve güdüler vardır. Birbiriyle bağlantılı olarak biyolojik, psikolojik, sosyolojik düzeylerde denge olması homeostasis olarak adlandırılır. Organizmanın dengesini  bozabilen herhangi bir etken stres olarak adlandırılır. Stres; biyolojik, psikolojik, sosyolojik vb. nedenlere bağlı oluşabilir.

Evet, gerçek bir stresle karşı karşıya olduğumuz gerçeği yadsınamaz. Araştırmalar insanların hep en kötü senaryolar üzerine odaklanmaya eğilimli olduklarını gösteriyor. Belirsizlik, bilinmeyen bir durum karşısındaki çaresizlik, sürecin nasıl yönetileceğine ilişkin endişeler, karantina, sosyal izolasyon, gelir kaybı, işsizlik ,maddi kaygıla vb. gibi sosyal ve ekonomik kaygılar haklı olarak hayli fazla.

koronavirüs covid-19 stresHiçbir şey olmamış gibi davranmamız tabiki de beklenmemelidir.

Kritik soru… Gerçek bir stresör duruma normal, makul düzeyde mi yoksa daha yoğun kaygılı algılama ile mi tepki veriyoruz?
Herkeste farklı olabilen strese dayanma gücü; bu stresör süreci daha kolay ya da daha hafif kaygılarla atlatmamızı sağlar. 

Anksiyete ve ilgili bozukluklara karşı savunmasız olan ya da geçmişlerinde anksiyete tecrübeleri olan kişiler, koronavirüs salgınını diğerlerine göre daha yıpratıcı biçimde yaşayabilirler. Bu, çalışma yaşamlarını, yakın ilişkilerini, arkadaşlıklarını etkileyebilir. Sürekli yüksek kaygı, yaşanan kriz karşısında yapıcı çözümler üretmemize de engel olur. Sanki Karadeniz’de gemiler yüzmüyor gibi hissettirir. Veya sisli-puslu havada araba yolculuğu gibi algılanır. Bu durumda profesyonel yardım önemlidir.

Dr. Ünal Yılan – Psikiyatri Uzmanı

 

 

bir yorum bırakın