Psikiyatrist Dr. Ünal Yılan – Uzm. Psikolog Hülya ZANBAK
Telefon: (0224) 23 23 600

Sosyal Güdülerimiz ve Psikolojik Temelleri

Sosyal güdüler, herhangi bir şekilde diğer insanları da içine alan güdülerdir. Bu güdüler, öğrenilmiş veya öğrenilmemiş olabilirler. Diğer yandan da tıpkı birincil güdüler gibi öğrenme yoluyla değişikliğe uğrayabilir’ler. Çeşitli psikologlarca çok sayıda sosyal güdü belirlenmiş, fakat sadece birkaçı üzerinde sistematik araştırma yapılmıştır.

Sevecenlik ve Birlikte Olma isteği

Sevecenlik ve birlikte olma isteği, yakından ilişkili fakat birbirinden ayırdedilebilen sosyal güdülerdir. Birincisi, anne ile başlayan, başkalarını sevme, diğeri de başkaları ile birlikte olma güdüleridir. İnsanın güdülenmesini inceleyenler birlikte olma güdüsünü de çeşitli derecelerde gücü olan ayrı bir gereksinim olarak ele alırlar. Çocuklar yürümeye başladıkları andan itibaren birbirleriyle birlikte olmaktan hoşlanırlar. Birlikte olma gereksinimi kısmen merak ve kurcalama güdüsüyle desteklenir. Çünkü başka bir çocuğun davranışı bu güdüler için ilginç uyarıcılardır. Güçlük içindeki, zor durumdaki insanlar diğer insanlarla birlikte olma eğilimindedirler. Bunun başkalarıyla birlikte olma güdüsünde etken olup olmadığı bilinmese de etkili olduğu gerçektir.

sosyal onay güdüsü

Sosyal Onay ve Kendilik Değeri

Sosyal psikologlar, aralarında ortak bir nokta bulunan başka bir güdü sınıfını da kabul ederler. Bu güdüler, bir kişinin diğer kişilere göre durumuyla ilişkilidir. Bu tür güdülenme için çeşitli terimler kullanılır: “sosyal onay”, “kendilik değeri”, “statü”, “saygınlık” ve “kudret”.

Sosyal Onay-bağımlı kişiler, kendilerinin seçtiği işlerden daha çok, sıkıcı bile olsa, başkalarının vereceği işleri yeğlerler. Sosyal istemlere uymaya hazır ve başkaları tarafından iknaya açıktırlar. Ayrıca, riski göze almayı gerektiren koşullarda daha ihtiyatlıdırlar. Başkalarıyla birlikte olmayı, ortalama normal bir kişiden daha sıklıkla ararlar.

Kendilik değeri kendi hakkında olumlu düşünme gereksinimidir. Bu gereksinimin sosyal bir bağlamı vardır; kendini başkalarıyla ilişkide başarılı saymak gereksinimi ve böylece sosyal onay gereksinimi ile bağlantılıdır. Fakat aynı zamanda, başkalarının ne düşündüğünü dikkate almaksızın kendine saygı duyma gereksinimini de  belirtir. Kendilik değeri çeşitli yollarla doyurulabilen bir güdüdür, bu yollar; sosyal onay alma, kendilik saygısını bulma, saygınlık ya da kudret kazanma, bir çabada başarıya ulaşma olabilir. Bu nokta sosyal güdülerin içiçe olmaları nedeniyle birbirlerinden ne kadar güç ayırdedilebildiklerini gösterir. Kendilik değeri gereksinimi başarı yoluyla doyum bulabilir, başarı ise kendilik değeri geliştirme yolu olarak kullanılabilir.

başarı

Başarı

Tahmin edeceğiniz gibi başarı gereksinimi zekayla oldukça ilişkilidir; Öncelikle, yüksek başarı gereksinimi, zekayı, çok fazla olmasa da, anlamlı bir ölçüde arttırır. Çünkü yüksek başarı gereksinimi, kişinin, zeka ölçülürken ele alınan bazı yetenekleri geliştirmesine neden olur. ikinci olarak, zekanın kendisi başarı gereksinimini etkiler. Parlak zekalı insanlar için güç işlemler daha çekicidir.

Yüksek başarı gereksinimi olan insanlar için, herkesin yapabileceği kolay birşeyi yapmak çekici değildir, bundan ötürü de kolay görevlerden uzak dururlar. Diğer taraftan, eğer çok zor görevleri denerlerse başarı şansı azdır. Yani, yüksek risk durumlarında başarı fazla değildir. Sonuç olarak bu kişiler, çok kolayla çok zor arasında bir risk almayı yeğlerler. Orta güçlükteki bir görev en iyi başarı şansını hazırlar.

Şimdi de başarısızlık korkusu büyük olan yani yüksek kaygılı insanları ele alalım. Kolay görev çekicidir, çünkü başarması hemen hemen neredeyse kesindir. Çok güç bir iş de çekici görünebilir, çünkü onda hiç kimse başaramaz ve başarısızlık olağandır. Fakat bu kişiler, orta güçlükteki işlerden kaçınma eğilimindedirler, çünkü burada yüksek başarıyla karşılaştırmalar yapılabilir.

Uzm. Psikolog Ayşegül ERDOĞAN