Psikiyatrist Dr. Ünal Yılan – Uzm. Psikolog Hülya ZANBAK
Telefon: (0224) 23 23 600

Öğrenme Malzemesi Nasıl Olmalıdır? (Özellikleri)

öğrenme malzemesi materyali

Öğrenme Materyali Niteliği Teorisi

Öğrenenin özellikleri ve öğrenmede kullanılan stratejinin yanısıra sözel öğrenme deki üçüncü temel etken öğrenilen materyalidir. Bazı materyaller kolay, bazıları ise zordur. Öğrenen kişi, materyalin kendisini değiştiremezse de, materyali kolay ya da zor yapan şeylerin ne olduğunu çözümleyebilir ve kullandığı öğrenme stratejisini gözden geçirerek koşullara uyacak şekilde değiştirebilir. Bu bölümde, bu tür düzeltmelerin mümkün olduğu durumlara değinilecektir. Fakat önemle üzerinde durulacak olan konu, materyal in öğrenilmesini zorlaştıran veya kolaylaştıran etkenler olacaktır.
Sözel materyalin öğrenilme hızını etkileyen pek çok özellik vardır. Bunlardan çok önemli olmayan biri de, kelimenin telaffuz edilebilirliğidir. Telaffuz edilmesi kolay olan kelimeler daha kolay öğrenilir. Öyleyse öğrenci, kendisine yabancı gelen kelimeleri telaffuz etmelidir; böylelikle, o kelimelerin nasıl yazıldığını ve ne anlama geldiklerini hatırlama olasılığı daha fazla olacaktır. Telaffuz edilebilirlik özelliğinin yanısıra, sözel materyalin öğrenilebilirliğini etkileyen 4 temel özellik daha vardır: (1) algısal ayırdedilebilirlik (perceptual distinctiveness), (2) çağrışımsal anlam (associative meaning), (3) kavram kategorileri (categories of concepts), (4) kavramsal basamaklar dizisi (conceptual hierarchies) .

Algısal Ayırdedilebilirlik

Çevresindeki materyalden kolayca ayırt edilebilen şey, kolay öğrenilir. Farzedelim ki size “gub, kev, 406, dac, rul, dar” gibi maddeler gösterilmiş olsun. Bunlardan “406” maddesi hemen göze çarpmaktadır; çünkü, diğerlerinden farklıdır. Bu maddenin algısal bakımdan ayırt edilebilir olduğu söylenir; bu yüzden, öğrenilmesi ve hatırlanması diğerlerinden çok daha, kolaydır. Ayrıca “dar” kelimesi gerçek anlamı olan bir kelime, diğerleri ise anlamsız hecelerdir. Bu özelliği fark etmek “dar” kelimesinin hatırlanmasını kolaylaştırır. Bu durumda önemli olan şey dikkattir. Ayırdedilebilirlik dikkati çeker ve birşeye ne kadar dikkat ederseniz öğrenilmesi o kadar kolaylaşır.
Hayatınızdaki geçmiş yaşantıları bir düşünecek olursanız, en iyi hatırladığınız şeylerin, günlük alışılmış olaylardan oldukça farklı olan, yani algısal bakımdan ayırdedilebilir olan şeyler olduğunu görürsünüz. Ancak, silinmeyen anıların hepsini ayırdedilebilirlikle açıklayamayız; çünkü, yaşantının şiddeti ya da ona ilişkin duygular da önemlidir. Fakat, yine de algısal ayırdedilebilirlik önemli bir etkendir.
Genellikle, bir öğrencinin kendisinden istenen şeyleri öğrenmesi gerekir; öğrencinin bu materyal in özellikleri üzerinde kontrolü yoktur. Fakat yine de, ayırdedilebilirlik özelliğini aklınızda tutarsanız, daha kolay öğrenirsiniz. Çünkü böylelikle, kolayca dikkatten kaçabilecek belirginlikleri yakalar ve bu ayırdedilebilir malzemeyi daha kolay öğrenirsiniz. Fakat dikkatli olun! Her ayırdedilebilir şey, öğrenmeye değer değildir, konuyla ilişkisiz ya da önemsiz olabilir. Bundan dolayı size önerimiz, ayırdedilebilir olan her şeyi öğrenmemeniz; ayırdedilebilirliği, öğrenmede bir yardımcı olarak kullanmanızdır.

Öğrenme Materyalinde Çağrışımsal Anlam

Psikologlar uzun süre önce, sözel materyalin öğrenilmesiyle ilgili genel bir kural ortaya koymuşlardır: Bir materyal ne kadar anlamlı ise, öğrenilmesi de o kadar kolaydır. Anlamsız hecelerin öğrenilmesinin, anlamlı kelimelerin öğrenilmesine kıyasla daha zor olması, bu kuralın bir örneğidir. Bu kural belirlendikten sonra, araştırmacılar “anlamlılığın” ne olduğunu ve bir materyal i anlamlı yapan şeyleri araştırmaya başlamışlardır. Yapılan çalışmalar sonucunda, üç temel anlam çeşidi bulunmuştur. Bunlar, çağnşımsal (associative), kavramsal (conceptual) ve basamak dizilerine ilişkin anlamlardır. Bu anlam çeşitleri birbirini karşılıklı dışta tutmayıp, çeşitli şekillerde birleşerek materyale az veya çok anlam kazandırabilirler.
Çağrışımsal anlam” sözel bir materyal çalışılırken nelerin hatıra geldiğine işaret eder. Sözel bir ateryal çalışılırken çok çağrışım oluyorsa, materyal çok anlamlı demektir. Bir materyal in çağrışımsal anlamı, öğrenme kolaylığını da etkiler. Bu olay, aşağıdaki deneyde gösterilmiştir
Her biri iki heceli, bazıları anlamlı bazıları anlamsız kelimelerden oluşan uzun bir liste, kalabalık bir denek grubuna sunulmuştur. Deneklerden, her bir kelime için 60 sn. içinde akıllarına gelen bütün çağrışımları söylemeleri istenmiştir. Her kelime için ortalama çağrışım sayısı hesaplanarak, bir anlamlılık göstergesi oluşturulmuştur. örneğin, listede bulunan anlamsız kelimelerden “gojey”in çağrışım ortalaması .90 çıkmış bu da o kelimenin çok anlamlı olmadığını göstermiştir. Buna karşılık, “mutfak” kelimesi 9.61 çağrışım ortalaması ile oldukça anlamlı bulunmuştur. Bu yöntemle, birkaç yüz kelime ve hecenin anlamlılık göstergesi elde edilmiştir. ikinci bir deney de bu çağrışımsal anlam göstergelerinin, öğrenme kolaylığını ne dereceye kadar etkilediğini araştırmak amacıyla düzenlenmiştir .Bunun için, gösterge ortalamaları sırasıyla 1.28, 4.42, 7.85 olan 3 liste hazırlanmıştır. Anlamlılık göstergesi düşük olan listenin öğrenilmesi, yüksek göstergeli listeden hemen hemen 3 misli daha fazla tekrar gerektirmiştir. Anlamlılık göstergesi orta derecede olan liste, iki uç arasında yer almıştır. Sonuç olarak diyebiliriz ki, bir kelimenin çağrışımsal anlamı arttıkça öğrenilmesi kolaylaşır. (Bu deneyde söz konusu olan öğrenme, kelimelerin yüksek anlamlılıkta başka bir kelimeye bağlanması biçimindeydi.)
Bu deneyde gösterilen ilkenin, günlük sözel öğrenme için geçerli olduğuna inanmamız için pek çok neden vardır. Bir cümlede bulunan kelimelerle ilgili olarak sizin ne kadar çok yaşantınız varsa, cümleyi öğrenmeniz ve hatırlamanız o kadar kolay olacaktır. Aslında bu olay, daha önce öğrendiklerimizin yeni öğrenmeye aktarılması sayılabilir. Gerçekten de anlamlılık bir olumlu aktarmadır. Bazı kelime ve ibareler bazen size daha anlamlı gelir; çünkü, daha önce onlarla ilgili bazı şeyler öğrenmişsinizdir. Eğer çalıştığınız malzemeyi kendi kelimelerinizle ifade ederseniz, yukarıda söz konusu edilen durumlardan yararlanabilirsiniz. Böylece, ders notlarını yazarken veya ders kitabını özetlerken, yazanın kelimeleri yerine kendi kelimelerinizi kullanırsanız, öğrenme işlemini daha kolay bir hale getirebilirsiniz.

Kavramsal Benzerlikler

Şimdiye kadar söz konusu ettiğimiz şey, öğrenilecek materyal in dışında kalan çağrışımlar, yani öğrenenin geçmiş yaşantılarından kaynaklanan çağrışımlardı. Fakat, çoğu sözel öğrenmelerde iç bağlaşımlar (associations), yani öğrenilen maddeler arasındaki bağlaşımlar söz konusudur. Bu bağlaşımlar değişik derecelerde olabilir ve bu ilişkilerden doğan anlamlılığa da örgütlülük (organization) denir (Örgütlülüğün her sözel öğrenmeye önemli katkısı vardır.
Kavramsal ve basamaklar dizisine ilişkin olmak üzere iki örgütlenme türü vardır; bunlar ayrı ayrı veya birlikte işleyebilirler. Kavramsal örgütlenmeyi iyi anlayabilmek için, kavramsal kategori’nin (conceptual category) bir çok üyeyi kapsayan bir sınıf olduğuna dikkat etmek gerekir. Örneğin insan isimleri, hayvan isimleri, dans isimleri ve meslek isimleri birer kavramsal kategoridir; çünkü, her birinin pek çok üyesi vardır.

Kavramsal Basamaklar Dizisi

Öğrenilecek materyali benzer kavramsal kategoriler halinde örgütlemek, materyalin anlamlılığını kavramada bir adımdır. Diğer bir adım, mümkün olan durumlarda, materyali basamaklar dizisi halinde örgütlemektir. Kavramlar geniş veya dar olabilir; bir geniş kavram, birçok daha dar kavramı kapsayabilir. Bunlar ise, daha da dar kavramları kapsayabilir. Sonuçta, bir basamaklar dizisi ya da birçok dallanmaları olan bir ilişkiler “ağacı” oluşur.
Öğretmenler ve ders kitabı yazarları, öğretmek istedikleri kavramları basamaklar dizisi şeklinde dikkatle düzenleyerek, materyal ni daha iyi değerlendirmeye çalışmalıdırlar. (Örneğin, bir kitabın başlık ve altbaşlıkları bir kavramsal basamaklar dizisi meydana getirmektedir.) Çağrışımları ile konuyu dağıtanlar, öğrenmeyi çok zor hale getirirler. Öğrenci, öğretilen basamaklar dizisini algılamaya çalışmalı ve materyali rastgele bir sıra yerine, basamaklar dizisine uygun şekilde öğrenmek için çaba göstermelidir. Öğrenciler, okudukları ve dinledikleri metinlerdeki kavramları, bir “ağaç” şeklinde düzenleyerek dikkatle özetlerlerse, öğrenmenin gücünü artırabilirler.

Uzm.Psk.Ayşegül ERDOĞAN